SON DAKİKA

Sosyal Devlet Öldü mü?

Bu haber 31 Mart 2020 - 9:24 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Sosyal devlet nedir? Aşağıda, uzunca bir süre iktidarımızın yasak kamçısından nasibini alan Wikipedia’dan aldığım sosyal devlet tanımını olduğu gibi aktarıyorum: “Refah devleti veya sosyal devlet, minimum düzey ötesinde vatandaşlarının refahı için birincil sorumluluk kabul eden devlet kavramı olup devletin vatandaşlarının iktisadi ve sosyal esenliklerinin korunması ve teşvik edilmesinde ana rol oynamasını önerir. Bu şekil devlet kavramı fırsat eşitliği, servetin eşit şekilde dağılması ve nispeten rahat bir hayat sağlamak için gerekli asgari şartlara yetişemeyen kişiler için kamu mesuliyeti prensiplerine dayanır. Bu genel yaklaşım bir ülkenin çok değişik şekilde iktisaden ve sosyal bakımdan organize edilmesini mümkün kılar.” İktidarımız, efendimiz, kralımız gerçekten refahımız için birincil sorumluluk kabul etmiş midir, ediyor mu, edecek mi?

Çin’in Wuhan eyaletinde ortaya çıktığı iddia edilen ve kısa bir süre içerisinde dünyaya yayılan ve bütün dünyanın adeta karşısında teyakkuza geçtiği Koronavirüs salgını, insanlık olarak salgınlar ve hastalıklar karşısında ne kadar aciz, ne kadar çaresiz olduğumuzu göstermiştir. Dünya halkları olarak sağlık hizmetlerinde, tıp biliminde henüz ne kadar geride olduğumuzu görmüş olduk. Son teknolojik silahlara sahip olduğuyla övünen, ordusunun dünyanın en iyi ordusu olduğuyla övünen, dünyanın en güçlü ekonomisine sahip olduğuyla övünen devletçiklerin, bir salgın karşısında ne kadar aciz, ne kadar çaresiz kaldığına şahit olduk. Elbette bu tıkanmışlıktan, bu çaresizlikten en çok etkilenen yine dar gelirli yurttaşlar olacaktır. Koronavirüsün yayılmasına karşı alınan tedbirler kapsamında pek çok iş yeri kapatılmış, bu iş yerlerinde çalışan yurttaşlara hayatlarını idame etme garantisi verilmemiştir. Aldığımız her nefesin karşılığı para olan bu çağda, bir gelire sahip olmadan giderler nasıl karşılanır? Yurttaşlar ekmeğini nasıl alır, faturalarını nasıl öder? Sosyal Dayanışma vakıflarına gönderilen üç kuruşun vakıf müdürleri tarafından nasıl bir dev iştahıyla yendiği de ayan beyan ortadadır. Böyle küçük ve gülünç politikalarla yurttaşları oyalamaktan başka bir amaç güdülmemektedir. Geldiğimiz noktada yurttaşımızın desteğe, yurttaşımızın devletin adil ve sosyal yüzünü görmeye ne kadar muhtaç olduğunu görmüş bulunmaktayız. Çok değil, iktidar mensupları sadece üç ay devleti sosyal devlet ilkelerine göre yönetmek mecburiyetindedir. Bu sıkıntılı süreçte iktidar, yurttaşları hem ekonomik olarak, hem psikolojik olarak rahatlatmalıdır. İktidar mensupları kendilerine yakın duran büyük şirketlerin milyon dolarlarca vergisini bir kalemde silebiliyorken, yurttaşın bir elektrik faturasını, doğalgaz faturasını karşılayamayacak kadar aciz bir durumda mıdır? İktidar mensupları, Mehmet Cengiz, Nihat Özdemir ve Celal Koloğlu gibi kendisine yakın duran iş adamlarının aldığı yap-işlet-devret modüllü ihaleler karşılığında 49 yıl boyunca vereceği hazine garantili ödemeleri kesemediği için, bugün yardım kampanyası başlatmıştır.

Ekonomisinin büyüklüğüyle övünen bir devlet düşünün, yurttaşına (sözde) yardım etmek için, yardım kampanyası başlatıyor. Yine Koronavirüs ile mücadele eden diğer ülkelere baktığımızda Almanya kendi yurttaşına bu sıkıntılı süreçte destek çıkmak için 750 milyar Avro, Amerika 2 trilyon dolar, İngiltere 400 milyon Sterlinlik bir önlem ve refah paketi açıklarken, bizim iktidar mensuplarımız yurttaşa dönüp “haaydi pamuk eller cebe” demiştir. Gereksiz ve insafsız vergiler yüzünden zaten canından bezmiş olan yurttaştan medet ummak, nasıl bir mantıktır. Bu durumu açıklayacak sözcük hangi lügatte mevcuttur. İktidar mensupları geldiğimiz noktada kurtuluşu imanda değil, İBAN’da bulmuştur. Suriyelilere 40 milyon dolar harcadık, gerekirse 40 milyon dolar daha harcarız” diyen iktidar mensupları, mesele yurttaşa gelince neden eli sıkı davranmaktadır. Nedir bunların yurttaştan istediği, nedir bunların yurttaşla sorunu? Yurttaş kendi OHAL’ini ilan etsin, yurttaş bağış yapsın, peki sen niye varsın ki? İşte sözün tükendiği yere geldik. Sorarım size ey yurttaşlar, sosyal devlet öldü mü? 

irfan Alan
irfanalan12@gmail.com