SON DAKİKA

Akbana, Yeni Zelanda’daki Saldırıyı Kınadı

Bu haber 15 Mart 2019 - 12:07 'de eklendi ve kez görüntülendi.

MÜSİAD Bingöl Şube Başkanı Akbana, Yeni Zelanda’da gerçekleştirilen ve Müslüman’ların yaşamına mal olan terör saldırısına ilişkin; “Müslümanlara yönelik yapılan terör saldırısını kınıyor, faillerini lanetliyorum” dedi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Bingöl Şube Başkanı Ali Akbana, Yeni Zelanda’da iki camiye yönelik gerçekleştirilen saldırılara ilişkin açıklama yaptı.

Son yıllarda tüm dünyada, İslam karşıtı söylemlerin ve saldırıların artış gösterdiğini vurgulayan Akbana, “ Bu tutumun siyaset başta olmak üzere birçok kanaldan desteklendiğine, körüklendiğine tanık oluyoruz. Dünyadaki tüm Müslümanların tehdit altında yaşamasına neden olan bu durum, temel insan haklarından olan inanç özgürlüğünün önünde bir engel olmasının yanı sıra, ülkeler ve halklar arasında kin ve düşmanlığı beslemektedir.

Bu, tek bir dinin mensuplarını değil, tüm dünyayı felakete sürükleyecek sonuçlar doğuracaktır.

Yeni Zelanda’nın Christchurch şehrindeki Al Noor Camii ve Linwood Mescidi’ne Cuma Namazı esnasında gerçekleştirilen saldırıların, bu anlayışın bir sonucu olarak ortaya çıktığını ve olayın uygulanma biçiminin çılgınlık derecesinde bir islamofobinin yansıması olduğunu görüyoruz.
Planlı ve stratejik olarak yürütüldüğü açık olan bu saldırgan tutumun bir an önce önüne geçilmesi, islamofobinin, kronikleşmeden tedavi edilerek ortadan kaldırılması, tüm dünyanın huzuru için elzemdir. Bu olay karşısında tüm ülkelerin başkan ve temsilcilerini, kolektif bir tavır ortaya koyarak, en ufak şüpheye dahi yer bırakmayacak şekilde kınamaya davet ediyoruz.

Terörün dili, dini ve ırkı olmadığı inancıyla; bizleri yasa boğan bu olayı kınıyor, tüm dünyada yaygınlaşacak bir bilinç ve sağduyu ile böyle bir vahşetin bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum.

Bu menfur saldırıda ölen kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.

Türkiye Gençlik Vakfı(TÜGVA) Bingöl İl Temsilciliği “Kudüs ve ezan için meydanlardayız!” sloganıyla Cuma namazı sonrası Kudüs ve ezan için basın açıklaması düzenledi. Yapılan basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı;” Rahmetin sağanak olup üzerimize yağdığı bu bereketli günlerde Cenab-ı Hak’tan niyazımız, bizi burada olduğu gibi mahşerde, Peygamberimiz Efendimiz’in Sancak-ı Şerif’i altında da toplamasıdır.

Ezan, göğün ve yerin yegâne hükümranı olan Allah’ın, bu hükümranlığının yeryüzünde ve gökyüzünde günde beş defa ilân edilmesinin adıdır.

Ezan, yani bu ilâhî ilân, muhatabı olan insana, her türlü günlük meşgalesinin en yoğun olduğu anlarda okunarak, bu meşgalelerin yeryüzünün ve gökyüzünün Rabbi olan Allah’a ve onun dinine ne kadar uyduğunu tefekküre zorlayan bir çağrıdır.

Yine ezan, gayb âlemini de saf saf hakkın huzurunda toplayan; evrene meşruiyet meşk eden; yıldızlara, tohumlara, taşlara, çimenlere, börtü böceğe, sözgelimi mahlûkata; iplerini elinde bulunduran Allah tarafından, ihtiyaç duydukları ilâhî mesajın günde beş defa ulaştırılmasının ta kendisidir.

Ezan, inananlara, kula kulluk etmeye yeltenmeyi aklının ucundan dahî geçirmeden evvel devreye girerek, haklı oldukları takdirde onlara tüm dünyayı karşılarına alacak gücü bahşeden çağrıdır.

Ezan, Mekke’nin, Horasan’ın, Semerkand’ın, Buhara’nın, Bağdat’ın, Irak’ın, Mısır’ın, Suriye’nin, Kosova’nın, Bosna’nın, Endülüs’ün, Gırnata’nın, İstanbul’un ve Kırım’ın fetih müjdecisidir,

Ezan, dünyanın her yerinden mazlumların tek silahı, tutsak İhvân’ın özgürlük türküsü; ezan, bu dünyanın çakılı manevî çivisi ve tüm Müslümanların kırmızı çizgisidir.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen Feminist Gece Yürüyüşü’nde ezana yapılan saygısızlık, bu duygu ve düşüncelerimiz göz önünde bulundurulduğunda açık bir şekilde görüleceği üzere, asla ve kat’â kabul edilebilir değildir. Bu toprakların mayası olan ezânımıza yapılan saygısızlığın anlaşılır bir tarafı yoktur.

Aynı şekilde; en ufak zerresinde bir acı olduğunda tâ içten hissettiğimiz Mescid-i Aksa’mızda bir vakit ezanın okunmadığını, nefesimizin kesilmesiyle öğrenmiş olduk. Ardından, bebek katili Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımız’a “Diktatör” ifadesi ile aşağılık bir şekilde yüklenmesi, öfkemizi körükledi.

Eli kanlı İsrail Terör Devleti’nin bu pervasız tutumunun diplomatik ve sosyal açılardan karşılığı elbet olacaktır. Bu adımların kararlılıkla atılması hususunda devletimizin ve milletimizin yanında olduğumuzu vurgulamak isteriz.

Gözbebeğimiz Mescid-i Aksa’mızın durumunu da yakından takip ediyor, atılan her bir taşın evvelinde ve sonrasında o ruhu iliklerimize dek hissediyoruz.

Bu sabah aldığımız bir haberle daha sarsıldık. Yeni Zelanda’daki Al Noor ve Linwood camilerine Cuma namazı esnasında silahlı saldırı düzenlendiğini ve bu saldırıda çok sayıda şehidimiz ve yaralımız olduğunu öğrendik.

104 yıl önce İngiliz Emperyalizmi ne uğruna savaştığını bilmeyen Yeni Zelandalıları hiç tanımadıkları Müslümanları öldürsünler diye Çanakkale’ye yığdı. Bugün de Kültür Emperyalizmi İslamofobi virüsüyle bütün dünyayı yanlış tanıdıkları İslam’a ve Müslümanlara karşı kışkırtıyor. Biz de Yeni Zelanda’daki hain saldırıyı lanetliyor, İslamofobi’yi mağlup edeceğimizi ilan ediyor, şehitlerimize Allah Teala’dan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle Cumanızın mübarek olmasını diliyor, Allah Teala’dan birliğimizi ve beraberliğimizi muhafaza etmesini niyaz ediyorum.”