SON DAKİKA

İslam Dünyasında Olmayan ‘Birlik Ruhu’ Yahudilerde Tecelli Etmiş

Bu haber 12 Aralık 2017 - 14:18 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Kongre Merkezinde düzenlenen ‘Her Müslümanın Ortak Davası Kudüs’ konulu programda konuşan Dinler Tarihi Uzmanı Bingöl Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Olgun, son zamanlarda İslam coğrafyasında yaşananlar ve İsrail’in Kudüs’ü başkent ilan etmesini tek cümleyle özetledi: “İslam Dünyasında olmayan birlik ruhu, Yahudi toplumunda tecelli etmiş.”
Bingöl Üniversitesi Kongre Merkezinde Her Müslümanın Ortak Davası Kudüs’ konulu program düzenlendi. Sinevizyon gösterimi, şiir ve ezgi dinletisinin de olduğu programın konuşmacısı Dinler Tarihi Uzmanı Bingöl Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Olgun’du.
İsrail stratejisini belirlemiş adım adım ilerliyor
Konuşmasında bazı gerçeklerle yüzleşmek adına tespitlerde bulunan ve yapılması gerekenler hakkında görüşlerini aktaran Prof. Dr. Olgun, “Öncelikle Kudüs, bizim okulumuz, sınıfımızdır. Evimizdir Kudüs, şehrimizdir. Bize emanet bir şehirdir. Tabii ki Ona sahip çıkmamız gerekiyor ama nasıl sahip çıkabileceğimizi de iyi bilmemiz gerekiyor. Sadece telin mitingleri ile olmuyor. 70 yıldır bunu yapıyoruz. 70 yıldır ‘Kahrolsun İsrail’ diyoruz ama kahrolduğu yok. Siz hiç ‘Kahrolsun Filistin’ diyen bir Yahudi gördünüz mü? Çünkü adamlar sürekli üretiyorlar. Oraya müzelerini kurdular, işletmelerini kurdular. Üniversitelerini, enstitülerini kurdular. Arkeolojik çalışmalar yaptılar. Sanayilerini geliştirdiler. İsrail Kudüs ile ilgili stratejisini belirlemiş. Osmanlı’nın zayıflamasından sonra İsrail bu stratejisini belirlemiş ve adım adım da ilerliyor. Bizim Kudüs’e sahiplik yapmamız için onlardan daha çok bu alanlarda ilerlemeliyiz. Slogan atmak ve bayrak yakmakla da bunu yapamayız. Ben istiyorum demekle olmuyor. Yani yola çıkmak gerekiyor” diye konuştu.
Allah, kim en çok istemişse Kudüs’ü ona vermiştir
Yahudilerin neden daha güçlü ve istediğini yapabilen bir toplum haline gelmesi konusunu da değerlendiren Prof. Dr. Olgun, “Çünkü onların üniversiteleri dünyanın en iyi yüz üniversitesi arasına giriyor. En iyi teknolojik atılımlar yapıyorlar. Çölde sebze meyve yetiştiriyorlar. Bizim yediğimiz sebze ve meyvenin tohumunu dahi onlar yapıyorlar. Müzeler ve kütüphaneler kuruyorlar. Cenabı Allah, Kudüs’ü en çok kim istemişse, onun için en çok kim çalışmış ve strateji üretmişse ona vermiştir. Dolayısıyla Kudüs’ü almak isteyen yola çıkacak. Müslüman ülkelerin ne yazık ki, yollarda yürümenin, sloganlar atmanın, bayrakları yakmanın ötesinde Kudüs davasına hizmet ettiği bir şey yok. Gençlerimizi eğiterek, yetiştirerek Kudüs’e sahip çıkabiliriz. Gençlerimiz kütüphanelere ve laboratuvarlara koşmalıdır. Örneğin bir Kudüs araştırma merkezimiz bile yok. Kudüs enstitüsü kurularak, buralarda çalışarak politika üretim merkezi ihsas edilebilirdi” şeklinde sözlerini sürdürdü.
Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmeniz gerekiyor
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump’ın Yahudi lobisinin desteğini alabilmek için Kudüs’ü başkent olarak tanıdığını ifade eden Prof. Dr. Hakan Olgun,  İsrail ile olan ilişkilerinin sebebinin ise İsrail’in Kudüs konusunda Evanjelik politikasının yürütülmesi olarak belirtti.
Evajelizme göre Mesih’in gökyüzünden inip Hristiyanlığa altın çağını yaşatacağı görüşünün var olduğunu ifade eden Prof. Dr. Olgun, “Yahudiler ile Müslümanlar arasında yaşanması planlanan bir Armageddon savaşı olarak tabir edilen büyük kanlı bir savaşın yaşanması gerekiyor. Bunu pek çok araştırmacı, ‘tanrıyı kıyamete zorlamak’ olarak yorumluyor. Yani siz Mesihin gelişini hızlandırmak için, Mesihin gelmesinden önce kurgulanan politik, askeri, coğrafi bütün kaos ortamını yapmanız ve Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmeniz gerekiyor. Bunu yapabilmeleri için Filistin topraklarını ateşe atıp tüm bölgeyi savaşa sürüklemektir” dedi.
Yahudilerin İnsanlığın Barışı adına hiçbir beyanatları yok
Müslümanların talip olduğu Kudüs’ün Yahudiler için çok önemli bir yer olduğunu dile getiren Prof. Dr. Olgun, Kudüs’ün tarihi boyunca kırk dört defa el değiştirdiğini söyleyerek, “Şunu iyi bilmeliyiz. Yahudilerin insanlığın barışına dair hiçbir beyanatlarını göremezsiniz. Onlar için kendileri Tanrı’nın birinci sınıf vatandaşı, diğer bütün insanlar da onların köleleridir. Onlar böyle kabul ederler ve insanlara bakış açıları budur. Kudüs için de şunu açık bir şekilde söyleyebilirim. Bir tek Müslümanlar Kudüs’ü alırsa, Müslümanlarla birlikte Yahudiler ve Hristiyanlar da huzur içinde yaşarlar. Dört yüz yıllık Osmanlı tecrübesi de bunun kanıtıdır. Onun dışında bu şehri kim alırsa Kudüs, kan ve gözyaşının yurdu olmaya devam eder” şeklinde sözlerini bitirdi.
Program, sinevizyon gösterimi, şiir ve ezgi dinletisinin ardından sona erdi.
Haber Merkezi

sperrmuellberlin.org

abu dhabi prostitutes berlinintim seks hikayeleri sex hikayeleri sex izle sikiş paply.org

Samsun araç kiralama Samsun evden eve nakliyat