SON DAKİKA

Bingöl’deki Tarihi Yapılar İçin Kazılar Yapılmalı

Bu haber 05 Aralık 2017 - 23:19 'de eklendi ve kez görüntülendi.

“Doğu Anadolu Arkeolojisi ve Bingöl”  panelinde konuşan Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Işıklı, Bingöl’de zengin bir tarih dokusunun olduğunu belirterek, bu dokunun kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Bingöl Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü tarafından Enstitüler Konferans Salonunda “Doğu Anadolu Arkeolojisi ve Bingöl”  paneli düzenlendi. Moderatörlüğünü Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Çiftçi’nin yaptığı panele Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Işıklı, Prof. Dr. Mehmet Karaosmanoğlu, Araştırma Görevlisi Oğuz Aras, Araştırma Görevlisi Ayşegül Akın Aras ve Dr. Gülşah Altunkaynak konuşmacı olarak katıldı.
Prof. Dr. Hasan Çiftçi, panelin, gerek konusu gerek panelistleri ile Bingöl adına çok önemli olduğunu belirterek, “Daha önceki nesillerden kimler burada yaşadı ve ne tür izler bıraktılar? Bu panel ve benzeri çalışmalar, Bingöl ve çevresindeki tarihi yapılar ve tarihsel süreç hakkında bize ışık tutacaktır ” dedi.
“Çapakçur adını Bingöl için ilk kullanan Büyük İskender’dir”
Panelde “Urartu Dönemi’nde Bingöl” konulu sunumuyla Bingöl tarihi ile ilgili bilgi aktaran Prof. Dr. Mehmet Işıklı, Bingöl’ün tarihinin gün yüzüne çıkarılması için ciddi arkeolojik çalışma ve kazıların yapılması gerektiğine dikkat çekti. Tarih boyunca Bingöl ve çevresinde kurulan devletleri kronolojik sıralamasıyla anlatan Prof. Dr. Işıklı, “Bugün, Urartu Yolu’nun bilinen en iyi korunabilmiş bölümü, Bingöl-Elazığ Karayolu üzerinde, anayolun hemen güneyindeki geniş düzlükte görülür. Ortalama 5.40 m genişliğindeki yol, bu noktadan batıya, Karakoçan Düzlüğü, Palu, Harput güzergâhını izleyerek Malatya’ya ulaşmaktadır. Bu da tarihi doku olarak önemli bir zenginliktir. Bingöl isminin kaynağı hakkında da birkaç farklı söylence olmakla birlikte, bu söylencelerin hepsi şifalı sulara, göllere dayanmaktadır. Bingöl, tarihsel süreç içerisinde Cebel-ü Cur, Çapakçur, Çevlik/Çolig gibi isimler almıştır. Bingöl’ün bilinen ilk adı Çapakçur’dur. Mesela Çapakçur adını Bingöl için kullanan ilk kez Büyük İskender olur” diye konuştu.
Panelde Prof. Dr. Mehmet Karaosmanoğlu, “Suçatı Kemeri ve Bingöl’ün Arkeolojik Zenginliği”, Araştırma Görevlisi Ayşegül Akın Aras “Yakındoğu’da Obsidyen (Bingöl Kaynakları)”, Araştırma Görevlisi Oğuz Aras “Urartu Madenciliği ve Bingöl Ovasının Önemi”, Dr. Gülşah Altunkaynak da “Doğu Anadolu Arkeolojisinin Anahatları ve Bingöl Yöresi” isimli sunum yaptı.
Haber Merkezi

sperrmuellberlin.org

abu dhabi prostitutes berlinintim seks hikayeleri sex hikayeleri sex izle sikiş paply.org

Samsun araç kiralama Samsun evden eve nakliyat