SON DAKİKA

"Tanrı" Kelimesi Üzerine

Bu haber 09 Ağustos 2017 - 12:15 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Kelime, bir veya birden fazla heceden oluşan anlamlı söz topluluğuna verilen addır. Bu anlamlı söz toplulukları yani diğer bir değişle sözcükler, kavramlara giydirilen giysiler gibidir. Kavram, nesnelerin veya eylemlerin zihindeki tasavvurudur. Bu durumu taş kelimesi ile açıklamaya çalışalım. Zihnimizdeki, düşüncemizdeki “taş” bir kavramdır. Kavram, dünyanın bütün dillerinde aynıdır. Bir İngiliz’in zihnindeki taş tasavvuru yumuşak bir cismi çağrıştırmamaktadır. Kavram olarak onun zihnindeki taş ile bir Türk’ün zihnindeki taş aynıdır. Fakat iş bu kavramı dillendirmeye gelince, İngiliz ve Türk kendi dillerinin kumaşı ile bu kavrama bir giysi giydirirler. İngiliz “stone” der, Türk “taş” der. Fakat bu taşın taş olduğu gerçeğini, taşın vasfını değiştirmez. Adlandırmalara böyle bakmak gerekir.
Bu izahattan sonra, dilimizdeki “Tanrı” kelimesinin kökeni ve kullanımından duyulan rahatsızlığın sebebi üzerinde durmak istiyoruz. Tanrı kelimesi Türkçe bir kelime olup, ilk kez Türklerin bilinen ilk yazılı kaynakları olan Orhun Abidelerinde geçmektedir. Bilindiği üzere Orhun Abideleri 8. yüzyılda dikilmiş anıtlardır. Bu anıtlarda 1. Göktürk devleti ile 2. Göktür devletinin verdiği mücadelelerden bahsedilmektedir. Kitabelerde “Tanrı” kelimesi “Tengri” şeklinde geçmekte olup, gökyüzü ve yaratıcı anlamlarına gelmektedir. Bilindiği üzere Göktürklerin dini inancı “Tengricilik” yani Göktanrı inancıdır. Göktanrı inancında Tanrı birdir ve gökyüzündedir. Bu bakımdan hem gökyüzü hem yaratıcı Tengri kelimesi ile ifade edilmiştir. Türklerin İslamiyet’i kabul etmesinin sebeplerinden biri de her iki dinde Tanrının gökte olduğu ve bir olduğu inancıdır. Türkler 10. yüzyılın başlarından itibaren İslamiyet dinine geçmeye başladılar. Müslümanlığı kabul eden ilk Türk devleti Karahanlı devleti olarak bilinse de bu devletten önce  İdil Bulgarları hanedan dini olarak İslamiyet’i benimsemişlerdir. Topluluk olarak ise Karluklar Talas savaşından sonra İslamiyeti benimsemiştir. Karahanlılar döneminde ise İslamiyet halk arasında yayılmaya başlamış ve geniş kitleler tarafından benimsenerek devlet dini haline gelmiştir.
Din, hem dili hem kültürü hızla değiştirip, etkisi altına alır. Nitekim bu Türk dili ve Türk kültüründe de öyle oldu. Türkler İslamiyet’i kabul ettikten sonra dillerine Arapça ve Farsça kelimeler girmeye başladı. İlk dönemlerde Arapçadan yapılan tercümelerde dini unsurları karşılamak için mevcut Türkçe kelimelerden istifade edildi. Daha sonra Arapça ve Farsçanın Türkçeye hızlı nüfuzundan dolayı dini unsurlar Arapça ve Farsça kelimelerle ifade edilmeye başlandı. Türklerin İslamiyet’i kabul ettikten sonraki dönemde yazılan Kutadgu Bilig, Divan-ı Hikmet, Atabetü’l- Hakayık, Divan-ı Lügati’t- Türk ve Kuran tercümelerine baktığımızda, dini unsurların Türkçedeki mevcut kelimelerle karşılandığı görülür. Örneğin; Allah kelimesi “Bayat ve Tanrı” olarak, peygamber kelimesi “yalvaç” olarak, cennet kelimesi “uçmak” olarak, cehennem kelimesi “tamu”, şeytan kelimesi “yek, içkek” olarak, ibadet kelimesi ” tapuğ”, günah kelimesi “yazuk” olarak, namaz kılmak ifadesi ” yükünmek: diz çökmek” olarak, salavat kelimesi “alkış”, beddua kelimesi “kargış” olarak tercüme edildiği görülmektedir. Fakat İslam dininin nüfuzu ve Arapça Farsça kelimelerinin hızla Türkçeye geçişi sonucu, daha sonraki dönemlerde yazılan eserlerde dini unsurların Arapça ve Farsça kelimelerle ifade edildiği görülmektedir. Bayat ve Tanrı kelimesinin kullanımı düşmüş, yerine Allah kelimesi yaygın hale gelmiş, Yalvaç kelimesi kullanımdan düşmüş, yerine Farsça olan ve mesajı götüren anlamına gelen peygamber kelimesi yaygın hale gelmiştir. Yukarıda bahsettiğimiz diğer kavramların her biri Arapça ve Farsça kelimelerle ifade edilmeye başlanmıştır.
Yaratıcıya Allah demek, Tanrı demek, Hüda demek, Homa demek ya da The God demek onun yaratıcı olduğu gerçeğini değiştirmez. Ne anlamla, hangi yaratıcıyı kast ederek söylediğiniz önemlidir. İnsanlarımızın çoğu Tanrı kelimesini İngilizce bilir ve Hıristiyan inancındaki yaratıcıyı kastettiğini düşünürler. Bu yanlış bir ifadedir. Tanrı kelimesi Eski Türk filmlerinde gayri müslimlerin kullandığı bir kelime olduğu için, böyle bir algıya sebebiyet vermiştir. Tanrı denildiği zaman, kişinin şirke koşulduğu dahi iddia edilmektedir. Bu sapkın ve cahilce bir düşünceden başka bir şey değildir. Evvelce de bahsettiğimiz gibi, kelimeler kavramların vasıflarını değiştiremez. Yaratıcıya Allah demek, Tanrı demek ya da The God demek onun yaratıcı olduğu gerçeğini değiştirmez.

irfan Alan
irfanalan12@gmail.com