SON DAKİKA

Su Kesintisi Bir İç Hesaplaşmanın Sonucu mu?

Bu haber 18 Temmuz 2017 - 20:13 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Belediyeler, yerel yönetim birimleri olarak, insanların sosyal hayatında ihtiyaçlarının karşılanması için hizmet eder. Eğitim, sağlık, güvenlik, altyapı ve üstyapı çalışmaları, ulaşım, barınma, beslenme gibi ihtiyaçların düzenlenmesinde ve yerine getirilmesinde belediye ön plana çıkar. İşbu tanım, belediyeciliğin yüzeysel tanımıdır.
Belediye Kanunu’nun 14. maddesinde geçtiği şekli ile; Belediye mahalli müşterek olma şartıyla: İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor; sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 50.000’i geçen belediyeler, kadınlar ve çocuklar için koruma evleri açar.
Solhan Belediyesinin bu sorumlulukları arasında büyük bir sorun olan “su” sorunu üzerinde durmayı vicdani bir sorumluluk addettiğim için bu yazıyı yazma gereği duydum. Öncelikle yetkililerin, söz konusu sorundan haberdar olup olmadıklarına kani olmadığımı belirtmek isterim. Susunca yetinildi hatta yetindik, ama susayınca işler değişti! Tam 3 haftadır. Evet. Saydım günü gününe tam üç haftadır suyun kesilmediği bir Allah’ın günü bile yok. Yok, çünkü bahsettiğim mahalle kodamanların, şu, son model arabalarla gezen bıyıklı amcaların mahallesi değil. Nato yolunun hemen altındaki Halime Pınar Mahallesinin orta kısmı.
Bir kaç nokta üzerinde durmak istiyorum. Su neden kesilir ve kim keser? İşbu gerçeği de arz etmeli; Solhan yaylasında kaynağından çıkıp gelen ve asla kesintiye uğramayan su bir vakitler demin bahsettiğim kodamanların, bıyıklı, göbekli amcaların mahallesine nakledildi. Kala kala, kaldı bizim varoşlara bir sondaj suyu. Su sondajlı ya, her elektrik kesildiğinde su kesilir. Bu yüzdendir ki “elektrikle çalışan su” derim bizim varoşların suyuna. Elektrik gittikten sonra kesilmesine alıştık da, şimdi yeni bir sorun peyda oldu. Sorun ki ne sorun! Üstte zikrettiğim üç hafta boyunca, sabah ezanından önce kesilir oldu sular. Behey vicdansız sucu! Hadi bize acımıyorsan, kendine acı. O saatte uyanılır mı? Bu ne görev aşkı, bu ne sadakat! Seni görmeli, tanımalı yiğidim!
Her neyse, ben bu durumu iç hesaplaşma olarak okuyorum. Nasıl bir iç hesaplaşma diyebilirsiniz? Şöyle bir iç hesaplaşma: Efendim, eski belediye yönetiminden kalma sucular var. Bu sucular, Affedersiniz! Şeytanı suya götürür, susuz getirirler. Bu, elinde su anahtarı, kafalarında imam külahı ile gezen sucu takımının gayesi şudur; Yerel seçimlerde mevcut belediye başkanına en çok oy veren mahalledir, şu suyu sürekli kesilen bizim varoşların mahallesi. İşbu sucuların kurnazlığına bakın ki, mahallenin suyunu kesip, imanlarını gevretip, belediye başkanına karşı halkı galeyana getirmeyi amaçlamaktadırlar. Nerden uyduruyor bu? Demeyin. Sucunun biri bir yerde kaçırıvermiş ağzından. Sucu ya bu, ağzı da biraz suludur.
El İnsaf! Bre Yezit misiniz? Bre Nemrut musunuz? Saat akşamın sekizi şimdi. Evde bir damla su ya var ya yok. İşbu suyun yarısı ile babam abdest aladursun, yarısı ile anam! Bizim günah da şu imam külahı ile gezen suculara gitsin artık. Son olarak şunu diyeyim mahalleli adına; işbu sucular öldükleri vakit, mevtalarını yıkayacak su bulunmaz inşallah!

irfan Alan
irfanalan12@gmail.com