SON DAKİKA

Otizm Nedir? Ne Değildir?

Bu haber 01 Nisan 2017 - 13:45 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bingöl Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Mehmet Şahin, 2 Nisan Dünya Otizm Günü nedeniyle çeşitli açıklamalarda bulundu.
Bingöl Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Mehmet Şahin,  2 Nisan’ın 2008 yılında Birleşmiş Milletler tarafından “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak ilan edildiğini belirterek, otizm hakkında çeşitli bilgiler verdi.
Şahin, Otizmin ne olduğu konusunda halk arasında yanlış bilgilenmenin yaygın olduğunu belirterek, ” ünümüzde her 68 çocuktan biri otizm tanısıyla karşılaşmaktadır. Otizm, bir beyin hastalığıdır. Otizm bir “zihinsel engel ya da zeka geriliği” değildir. Otizm, kabaca “ sosyal iletişim ve etkileşim bozukluğu” dur. Ancak bazı hastalarda hem zeka geriliği hem de otizm hastalığı beraber görülebilir. Hem kızlarda hem erkeklerde görülebilen ancak erkek çocuklarında biraz daha sık görülen bir hastalıktır. Otizm belirtileri her otizm hastasında farklılık gösterebilir. Bu yüzden otizm tek bir hastalık değildir, otizm spektrum bozukluğu (OSB)  dediğimiz daha geniş bir şemsiyenin altında toplanan belirtiler kümesidir. Hafif, orta ve ağır şiddette hastalık kendisini gösterebileceği için özellikle de hafif şiddetli vakalar gözden kaçabilir. Bu yüzden sosyal iletişim ve etkileşimin “varlığı-yokluğu”ndan ziyade kalitesi de önemli bir göstergedir” ifadelerine yer verdi.
“OTİZM TANISI NASIL KONUR?”
Otizm tanısının nasıl konulduğuna dair açıklamalarını sürdüren Şahin, ” çocuk psikiyatrisi alanında uzman doktorlar tarafından klinik öykü, muayene, izlem ve hekimin gerektiğinde kullandığı tetkiklerle konur. Otizm genellikle 3 yaşından önce teşhis edilmesine rağmen, bazı belirtiler daha erken yaşlarda hatta  6-12 aylıkken bile ortaya çıkabilmektedir. Ailenin otizm belirtileri hakkında bilgi sahibi olması ve belirtileri fark etmesi erken tanı konulma ihtimali artırır.  Bazı otizm vakalarında kazanılan beceriler (konuşma, tuvalet alışkanlığı gibi) sonradan kaybedilebilir. Aileler genellikle “Neredeyse cümle kuracak diye beklerken bildiği kelimeleri de söylemez oldu, unuttu” diye anlatabilirler. Yani gerileme olabilir. Erken tanının son derece önemli olduğu bir rahatsızlıktır” dedi.
“OTİZMİN SEBEBİ NEDİR? “
Şahin, “Otizm sebebi hala büyük ölçüde bilinmezliğini korumaktadır. Çeşitli genetik ve çevresel faktörler suçlanmıştır, fakat bozukluğun sebebine ilişkin kesin bir neden hala bulunamamıştır.Otizmin çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin ekonomik koşullarıyla hiçbir ilişkisi yoktur. Bu nedenle otizm spektrum bozukluğunu her çeşit toplumda, farklı coğrafyalarda, ırkta ve ailede benzer oranlarda rastlanmaktadır. Otizm hastalığında epilepsi hastalığının sıklığı artar. Otizm hastalığı; down sendromu, frajil x, tuberoskleroz, prader-willi gibi gibi toplumda az görülen hastalıklara daha sık eşlik eder” dedi.
“OTİZMİN TEDAVİSİ VAR MIDIR?”
Otizm’in sebebinin net olarak bilinmediğini aktaran Şahin açıklamasını şöyle sürdürdü: “Otizmin sebebi net olmadığından, sebebe yönelik bir tedavi yoktur. Ancak otizm hastalarına yönelik devletimizin ücretsiz olarak karşıladığı eğitim programları, ailenin tedaviye uyumu ve erken yaşta müdahale ile belirtiler bazı hastalarda neredeyse tamamen kaybolmaktadır. Otizm bozukluğunun öncelikli tedavisi eğitim ve erken tanıdır. Otizm bozukluğunun belirtilerini düzeltecek bir ilaç tedavisi yoktur. Ancak özellikle otizm hastalarında, daha sık görülen davranış sorunları ve diğer eşlik eden psikiyatrik hastalıkların tedavisi için ilaçlar kullanılmaktadır.”

Samsun araç kiralama Samsun evden eve nakliyat